tutmak ~ طوتمق
Lehce-i Osmani - tutmak ~ طوتمق maddesi. Sayfa: 538 - Sira: 6



Lehce-i Osmani; tutmak maddesi. osmanlıcada tutmak ne demek, tutmak anlamı manası, tutmak osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte tutmak hakkında bilgi. Arapça tutmak ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada tutmak anlamı
Lehce-i Osmani - Ahmed Vefik paşa - طوتمق tutmak ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
tutmak ~ طوتمق güncel sözlüklerde anlamı:
Tutmak :::
- Elde bulundurmak, ele almak
Örnek: Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin - Ele geçirmek, yakalamak
Örnek: Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin - Avlamak
Örnek: Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. R. H. Karay - Yanında bulundurmak, alıkoymak.
- Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
Örnek: Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. S. F. Abasıyanık - Kaplamak
Örnek: Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir. T. Buğra - Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
Örnek: Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları. S. F. Abasıyanık - Denetimi ve yetkisi altına almak.
tutmak ::: ağrımak, alıkoymak, avlamak, bağlamak, başlamak, beğenmek, benimsemek, bürümek, gi
rişmek, izlemek, kalmak, kaplamak, kapmak, kavramak, kullanmak, müdafaa etmek, saklamak,
sarmak, saymak, sunmak, taraftar olmak, tutuklamak, uğramak, ulaşmak, varmak, yakala