vazife ~ وظیفه
Lehce-i Osmani - vazife ~ وظیفه maddesi. Sayfa: 1440 - Sira: 9

Lehce-i Osmani; vazife maddesi. osmanlıcada vazife ne demek, vazife anlamı manası, vazife osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte vazife hakkında bilgi. Arapça vazife ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada vazife anlamı
Lehce-i Osmani - Ahmed Vefik paşa - وظیفه vazife ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
vazife ~ وظیفه güncel sözlüklerde anlamı:
VAZiFE ::: Bir kimsenin yapmaya mecbur olduğu iş. Yapılması birisine havale edilen şey. Kıymet verilen iş. * Ücret.(Tarîk-ı Hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifelerini düşünmek lâzım gelirken, Cenab-ı Hakk'a aid vazifeyi düşünüp, harekâtını ona bina ederek hataya düşerler.Meşhurdur ki: Bir zaman İslâm kahramanlarından ve Cengiz'in ordusunu müteaddit defa mağlup eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerası ve etbaı ona demişler: "Sen muzaffer olacaksın; Cenab-ı Hak seni galip edecek." O demiş." Ben Allah'ın emriyle cihad yolunda hareket etmeye vazifedarım, Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmam; muzaffer etmek veya mağlub etmek onun vazifesidir." İşte o zât bu sırr-ı teslimiyeti anlamasıyla hârika bir surette çok defa muzaffer olmuştur.Üstad-ı Mutlak, Mukteda-yı Küll, Rehber-i Ekmel olan Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm $ olan ferman-ı İlâhîyi kendine rehber-i mutlak ederek, insanların çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyade sa'y-ü gayret ve ciddiyetle tebliğ etmiş. Çünki $ sırrıyla anlamış ki: İnsanlara dinlettirmek ve hidayet vermek, Cenab-ı Hakk'ın vazifesidir. Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmazdı. L.)
vazife ::: (a. i. c. : vazâif) : 1) *ödev, *görev, bir kimsenin yapmak zorunda bulunduğu iş. 2) yapılması, birine havale edilen iş. 3) ehemmiyet verilen iş. 4) birine, her gün veya muayyen günlerde verilmesi kararlaştırılan iş ücreti.
vazîfe-i mukaddes ::: kutsal vazife (*görev).
vazîfe-i mütehattime ::: fels. fr. droit itroit.
vazîfe-i zimmet ::: borç olan vazîfe. ["vazîfe" aslında, Arapça'da "maaş" karşılığıdır]
vazife ::: görev, yapılacak iş.
Vazife :::
- Ödev
Örnek: Şimdi artık vazife bitmiş, gülüp eğlenmeye sıra gelmiştir. R. N. Güntekin - Görev
Örnek: Nedim bugün vazifesine geç geldi. A. Gündüz - Günlük ücret, yevmiye.
- 1) ödev. 2) görev.
vazife ::: görev
vazîfe ::: görev , ödev
vazîfe ::: görev
vazîfe ::: ödev
vazife ::: görev, işlev, ödev, vecibe, yevmiye
VAZİFE :::