Çağdaş Sözlük

Sîne ~ سينه

Lehce-i Osmani - Sîne ~ سينه maddesi. Sayfa: 1179 - Sira: 20

Lehce-i Osmani; Sîne maddesi. osmanlıcada Sîne ne demek, Sîne anlamı manası, Sîne osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte Sîne hakkında bilgi. Arapça Sîne ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada Sîne anlamı

Lehce-i Osmani - Ahmed Vefik paşa - سينه Sîne ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

Sîne ~ سينه güncel sözlüklerde anlamı:

SiNE ::: Uyuklama, uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası. (O anda insan, sesi duyduğu halde anlamaz.)

SiNE ::: An. Bir lahzacık. * İki ağızlı balta.

SiNE ::: f. Göğüs. Sadır. Kalb.

sine ::: (a. i. c. : sinevât) : uyuklama, uyku bastırma, ımızganma, (bkz. : na's, na'se).

sîne ::: (f. i.) : 1) göğüs. 2) yürek (kaib).

sîne-i billur ::: çok beyaz göğüs.

sîne-i pür hırs ::: hırs do|u göğüs, yürek.

sîne-i pür-kine ::: kin ile dolu yürek.

sîne-i sâf ::: temiz göğüs.

sîne-i sîmîn ::: gümüş gibi beyaz olan göğüs.

sîne-i ter ::: taze göğüs.

Sine :::


  1. Göğüs.

  2. Gönül, yürek
    Örnek: Elif kaşlarını çatar / Gamzesi sineme batar. Karacaoğlan

  3. Bağır, iç
    Örnek: Hangi semtin eczanesi bu kadar değerli insanı sinesinde toplayabilmiştir? H. Taner

  4. İç, derinlik.

  5. Gönül, yürek.

sîne ::: göğüs , yürek

sine ::: uyuklama

sîne ::: ‬göğüs

sîne ::: yürek

sine ::: ‬uyuklama

sine ::: (a. i. c. : sinevât) uyuklama, uyku bastırma, ımızganma, (bkz. : na's, na'se).

sine ::: bağır, göğüs, gönül, iç, sadır, yürek

SİNE :::

Uyuklama, uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası. (O anda insan, sesi duyduğu halde anlamaz